YEŞİL Enerji

2017 yılı, yenilenebilir enerji için, yenilenebilir güç kapasitesinde en büyük artışın yaşanması, maliyetlerin düşmesi, yatırımlardaki artışlar ve teknolojiye imkân veren gelişmeler gibi nedenlerle rekor kıran bir yıl oldu. Yıl boyunca birçok gelişme; dünya çapında ihalelerde yenilenebilir enerji için en düşük tekliflerin verilmesi, ulaşımın elektrifikasyonuna dikkat edilmesindeki önemli artış, dijitalleşmenin artışı, kömürsüz hale gelmeyi vaat eden yargı yetkileri, yeni politikalar ve karbon fiyatlandırmasıyla ilgili ortaklıklar ve her düzeydeki hükümet grupları tarafından belirlenen yeni girişimler ve hedefler dahil olmak üzere yenilenebilir enerjinin kullanımını etkiledi.

 

 

Giderek artan bir şekilde, alt-ulusal hükümetler yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği girişimlerinde lider hale gelmektedir. Aynı zamanda, birçok gelişmekte olan ülke, yenilenebilir enerji ve ilgili altyapı kaynaklarına yatırımlarını ve kullanımlarını genişletmektedir. Özel sektör de, satın alma ve yatırım kararları aracılığıyla yenilenebilir enerjinin kullanılmasını teşvik etmede giderek daha fazla rol oynamaktadır.

2016 itibarıyla, yenilenebilir enerji, küresel toplam nihai enerji tüketiminin yaklaşık %18,2’sini oluştururken, modern yenilenebilir enerji %10,4’ünü temsil etmektedir. Yenilenebilir enerji hedefleri ve destek politikalarına sahip ülke sayısı 2017 yılında tekrar artmış ve bazı yargı bölgeleri mevcut hedeflerini daha iddialı hale getirmiştir.

Diğer yenilenebilir sektörler yavaş bir şekilde büyürken, yenilenebilir enerji sektöründe güçlü büyüme devam etti. Fotovoltaik güneş paneli (PV) kapasite daha dikkat çekiciydi – rüzgâr gücünün neredeyse iki katı (ikinci sırada) – kömür, doğal gaz ve nükleer enerjiden daha fazla net kapasite ekledi.

Ulaşım sektöründe biyoyakıtların kullanımı, sürdürülebilirlik tartışmaları, politika belirsizliği ve gelişmiş yakıtlardaki yavaş teknolojik ilerlemeler nedeniyle hala geri tutuluyor. Benzer şekilde yenilenebilir ısıtma ve soğutma sistemi de geride kalmaya devam ediyor. Her iki sektör de yenilenebilir enerji üretiminden politikayı belirleyenler tarafından çok daha az ilgi görmektedir.

Isıtma ve Soğutma

Isıtma ve soğutmada yenilenebilir enerji alanında ilerlemeler yavaşladı.

Modern yenilenebilir enerji, 2015 yılında, toplam küresel enerji tüketiminin yaklaşık %10,3’ünü sağladı. Diğer bir %16,4’lük kısım ise, gelişen dünyada yemek pişirmek ve ısıtma ihtiyacı için geleneksel biyokütle tarafından tedarik edildi. İlave biyo-ısı, jeotermalin doğrudan kullanımı ve güneş termal kapasiteleri eklenirken, büyüme oldukça yavaşladı.

Soğutma için enerji talebi hızla artmaktadır. Ancak soğutmaya erişim sağlık ve refah için sorun teşkil etmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları önemli bir potansiyele sahip olsa da şu anda soğutma hizmetleri sunmada küçük bir rol oynamaktadır.

Ulaşım

Ulaştırma sektöründe yenilenebilir enerji oldukça yavaş ilerlemektedir. Biyo yakıtlar, mevcut yenilenebilir enerjinin çoğunu karşılamakta, ancak elektrifikasyon da bu konuda dikkat çekmektedir.

Ulaşımda yenilenebilir enerjinin payı oldukça düşük devam ederken (3,1), bu payın %90’dan fazlası sıvı fosil yakıtlarla sağlanıyor.

Ulaştırma sektörünün elektrifikasyonu 2017 yılında genişledi (Küresel hafif araç satışları elektrikli araçlarla %1 oranında sınırı aştı). Bazı ülkeler benzinli ve dizel araç satışlarını durdurma kararı aldıklarını açıkladı. Nakliye ve havacılık sektörünün de elektrifikasyona açık olabileceğine dair işaretler mevcut.

Güç

Çoğunlukla kurulu güç kapasitesindeki fotovoltaik güneş paneli ve rüzgâr enerjisindeki maliyet-rekabetindeki artışlar nedeniyle, elektriğe geçiş devam ediyor.

Yenilenebilir enerji üretim kapasitesi 2017 yılında en yüksek yıllık artışına ulaştı ve toplam kapasiteyi 2016 yılına göre yaklaşık %9 oranında artırdı. Genel olarak, büyük ölçüde fotovoltaik güneş  ve rüzgâr gücünün maliyet-rekabetçiliğinde devam eden gelişmeler sebebiyle, yenilenebilir enerji kaynakları 2017 yılında küresel güç kapasitesine %70 oranında ek katkı sağladı.

Fotovoltaik güneş, 2017 yılında yeni kurulan yenilenebilir enerji kapasitesinin yaklaşık %55’ini karşıladı. Fosil yakıtların ve nükleer gücün birleşiminden daha fazla FV güneş kapasitesi eklendi. Rüzgâr ve hidro enerji (%29) de kalan kapasite eklemelerinin çoğunu oluşturuyor.